Kıl Dönmesi Tedavi Yöntemleri

Kıl dönmesi hastalığı kuyruk sokumu bölgesinde görülen bir hastalıktır. Kıl batması, batık gibi durumlarla sıklıkla karıştırılır. Oysa her iki durum birbirinden farklıdır. Kıl dönmesi hastalığının pek çok farklı tedavi yöntemi vardır. Geçmişten günümüze 40tan fazla kıl dönmesi ameliyatı uygulanmıştır. Uygulanan ameliyatlarda hasta konforunun düşük, iyileşme sürecinin yavaş ve zorlu olması gibi sebepler güncel tedavi arayışlarına neden olmuştur.

Bu yazımızda kıl dönmesi hastalığında kullanılan klasik ve güncel kıl dönmesi tedavileri ele alınacaktır. Hastalığın nasıl tedavi edileceğinin daha net anlaşılması için ilk olarak kısaca kıl dönmesi nedir, neden olur gibi soruların cevapları ele alınacaktır.

Kıl Dönmesi Nedir? Kıl Dönmesi Neden Olur?

Pilonidal sinus halk arasında kıl dönmesi olarak bilinen bir hastalıktır. Pilonidal sinus içi kılla dolu kese anlamına gelmektedir. Kıl dönmesi hastalığı vücuttan kopan kıl, tüy, saç ve deri döküntülerinin kuyruk sokumu bölgesine düşmesi ve kalçaların sürtünmesinin etkisi ile deri altına geçmesi sonucunda oluşmaktadır.

Deri altına giren saç ve tüyler vücut tarafından yabancı madde olarak algılanır ve vücut kendimi bu yabancı maddelerden korumak için bunları bir kese içerisine hapseder. Oluşan bu içi kılla dolu yapıya kıl dönmesi kapsülü ismi verilmektedir.

İçi kılla dolu kapsül şişlik, kızarıklık, ağrı, akıntı, akıntıya bağlı olarak kaşıntı gibi şikayetlere neden olmaktadır. Bazı hastalarda ise apse oluşur ve buna bağlı olarak enfeksiyon oluşumu ve ateşlenmeye de neden olabilmektedir.

Uzun süre oturanlarda, fazla kilolu bireylerde kıl dönmesi hastalığının görülme riski daha fazladır. Kıl dönmesi hastaları arasında yapılan araştırmalarda ise kuyruk sokumu bölgesinin hijyenine yeteri kadar dikkat edilmemesi gibi faktörlerinde etkili olduğu görülmüştür. (1)

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir? Kıl Dönmesi Tedavi Yöntemleri

Kıl dönmesi tedavisinde mantık içi kıl dolu kesinin vücuttan çıkarılmasıdır. Bunun için birçok farklı ameliyat tekniği ile yapılmaktadır. Eski usul yani klasik kıl dönmesi tedavilerinde kesi miktarının çok olmasından dolayı çağdaş ameliyat teknikleri ve ameliyatsız tedaviler geliştirilmiştir. Bu yazımızda hem klasik ameliyatlar, hem çağdaş kıl dönmesi ameliyatı ve ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi olan lazer yöntemi ele alınacaktır.

Bazı vakıalarda lazer yöntemi kullanılabilir. Bazı durumlarda ise hastalığın ilerleme durumuna göre diğer tedavilerle kombine olarak uygulanabilir.

KLASİK AMELİYATLAR

Açık bırakma

Flap

ÇAĞDAŞ AMELİYATLAR

Mikrosinüsektomi

AMELİYATSIZ TEDAVİLER

Lazer tedavisi

Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatları

Açık Bırakma Yöntemi ile Kıl Dönmesi Tedavisi

Uygulaması en kolay kıl dönmesi ameliyatıdır. Ancak hasta açısından en konforsuz, iyileşme süreci uzun ve yorucu olan tedavi yöntemidir.

Açık bırakma yönteminde kıl dönmesi olan alan genişçe kesilerek çıkarılır. Tedavi sonrasında dikiş atılmaz. Yaranın zamanla, kendi kendine dolması beklenir. Amaç oluşan yeni dokunun kıllara karşı daha dirençli olması ve tekrar riskinin azaltılmasıdır.

Açık bırakma ile kıl dönmesi tedavisi hastane ortamında, anestezi altında uygulanır. Ameliyattan sonra 6-10 gün istirahat gerekir.

Kesi geniş olmasından dolayı hasta yara iyileşene kadar yüz üstü yatmak zorunda kalır. Açık yara olmasından dolayı iltihaplanma riski bulunur. Bu nedenle yara bakımı çok dikkatli olmalıdır.

Yaranın tamamen iyileşmesi 6 ay kadar sürmektedir. Başarılı bir tedavi için bu süreç boyunca yara bakımına özen gösterilmelidir.

Hasta konforu düşük, iyileşmesi yavaş ve enfeksiyon oluşum riski bulunmasından dolayı günümüzde bu yöntem pek tercih edilmemektedir.

Flap Ameliyatında Kesilen Alan

Flap Yöntemi İle Kıl Dönmesi Tedavisi

Flap yönteminin farklı farklı uygulama teknikleri vardır. Bu teknikler kesinin yapılma şekline göre farklı farklı isimlendirilmektedir. Flap yönteminde amaç kıl dönmesi olan alanın kesilerek çıkarılması ve yandan doku kaydırılarak dikilmesidir.

Açık bırakma yöntemine göre daha kolay olmasına karşın çağdaş kıl dönmesi tedavilerine kıyasla dezanatajlıdır. Flap yöntemi lokal anestezi altında hastane ortamında uygulanır. Tedavi sonrasında 4-6 gün istirahat gerekir.

İyileşme açık bırakma yöntemine göre daha kısadır. Ancak dikiş atılmasından dolayı rahatsız edici derecede iz kalabilir.

Mikrosinüsektomi İle Kıl Dönmesi Tedavisi

Klasik kıl dönmesi ameliyatlarında kesinin büyük olması ve sağlıklı dokularında kesilmesi hasta açısından dezavantajlı durumlara neden olmaktadır. Bu tür dezavantajların yaşanmaması için minimal kesi ile, klinik ortamında uygulanabilen mikrosinüsektomi yöntemi geliştirilmiştir.

Mikrosinüsektomi yönteminde 2*2cm boyutunda çok küçük bir kesi açılır ve kıl kapsülü bu kesiden çıkarılır. Kesi az olması sayesinde çok az dikiş atılır ve kayda değer iz kalmaz. İyileşme hızlıdır. Tedavi sonrasında hasta aynı gün sosyal hayatına dönebilir.

Lazerle Kıl Dönmesi Tedavisi

Lazerle kıl dönmesi tedavisi ileri derece olmayan vakıalarda tek tedavi olarak uygulanır. İlerlemiş vakıalarda ise kombine tedavi olarak uygulanır. Yapılan araştırmalarda lazerle kıl dönmesi tedavisi sonrasında tekrar riskinin daha az olduğu tespit edilmiştir. (2)

Lazer tedavisi klinik ortamında lokal anastezi altında uygulanabilir. Tedavi için kıl giriş delikleri genişletiletilerek 2mm genişliğindeki lazer probu sinüs boşluğuna gönderilir. Daha sonra lazer ışını ile sinüs boşluğu ve giriş yolu taranır. Bu sayede hem sinus boşluğu hem de kılların giriş yolu kapatılmış olur.

Oldukça pratik bir tedavidir. Tedavi sonrasında özel bakım gerekmez. Hasta tedavi sonrasında sosyal hayatına dönebilir.

Kıl Dönmesi Tedavilerinin Karşılaştırılması

Kıl Dönmesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Kıl dönmesi tedavisi için proktoloji alanında uzman bir genel cerrah tercih edilmelidir. Ayrıca doktorun çağdaş tedavileri uyguladığından emin olunmalıdır.

Kaynaklar

  1.  Søndenaa, K., Andersen, E., Nesvik, I., & Søreide, J. A. (1995). Patient characteristics and symptoms in chronic pilonidal sinus disease. International journal of colorectal disease, 10(1), 39-42.
  2. Pappas, A. F., & Christodoulou, D. K. (2018). A new minimally invasive treatment of pilonidal sinus disease with the use of a diode laser: a prospective large series of patients. Colorectal Disease20(8), O207-O214.